içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Yirmibeş yıl...

Yirmibeş yıl...

 

Yirmibeş yıl insan yaşamı için uzunca bir süreyi ifade eder. Fakat yirmibeşyıl Dünyanın ömrü veya devletlerin varlık süreleri göz önüne alındığında hiç de uzun sayılacak bir zaman dilimi değildir. Hatta Dünya ve toplum, devlet yaşamı dediğimizde bu oldukça kısa bir zaman dilimi sayılabilir. Toplumsal hafıza açısından da uzun sayılamayacak bir süreyi ifade eder. İçinde yaşadığımız zaman sürecinde bile. Çünkü her şeyi ama her şeyi hızla tükettiğimiz, onulamaz, geri dönülemez, döndürülemez ve her şeyden önemli olması gereken "zaman"ı göz önüne aldığımızda bile.

 

Yirmibeş yıl önce "olmak ya da olmamak" çizgisindeki bir toplum, halk, varlık mücadelesini kazanarak, dünya sahnesine kendi adı ve diliyle, kültürüyle bir devlet olduğunu haykırdı. Ve bu haykırış karşılık buldu. Adeta 19.yüzyıldan fırlayıp çıkarak bu Dünya ulusları ailesinin bir üyesi olma azim ve kararlılığını layıkıyla gösterdi.

 

Selam olsun Abhazya Cumhuriyetine!

 

Selam olsun Abhazya Cumhuriyetini kuranlara, kurmak için yaşamını, uzuvlarını, sağlıklarını kaybetme cesaret ve kararlılığını gösterenlere!

 

Selam olsun bu genç ancak kökleri binlerce yıl geriden gelen cumhuriyete güvenerek onu tanıyan, kollayanlara!

 

"Hafıza-i beşer, nisyan ile maluldür" demiş ya şair. Başlangıçta da söylediğimiz gibi her şeyin son hızla tüketildiği dünyamızda bize düşen; geçmişte yaşadığımız bu varlık mücadelesini unutmamak, unutturmamak ve fakat bugünün gereği olan mücadeleyi ve mücadele azmini korumaktır.

 

Savaşın bir aşaması olan silahlı mücadele kazanılmış, yok olmanın eşiğinden bir üst aşamaya gelinmiştir. Ancak mücadele, varolma savaşı her cephede, içte ve dışta tüm hızıyla sürmektedir. Yirmibeş yıldaki kazanımlar küçümsenemez. Lakin yeterli olduğunu söylemek hiçbir zaman mümkün değildir. Bulunduğu yeri yeterli gören bir anlayış gerilemeye mahkumdur.Gün daha çok çalışma,üretme,bir olma günüdür.Çünkü bizleri yok etmeye,ortadan kaldırmaya çalışan güçler faaliyetlerini aralıksız sürdürüyorlar ve buna da her gün daha hızla,ivme kazandırarak devam ediyorlar,edecekler de.Çünkü bulunduğu coğrafyada yüzyıllardan beri inci gibi parlayan ve dikkatleri üzerine çeken bir ülke var.

 

Geçmişten gelen devlet geleneği, sağlam toplumsal yapısı ile küçük de olsa pırıl, pırıl parlayan, geleceği aydınlık olan bir ülke Abhazya. Tarihte de devlet kurmuş, kendi coğrafyasında etkili bir varlığı bulunan bu küçük ülke, tarihinin hiçbir döneminde olmadığı kadar avantajlara, sağlam bir geleceğe sahip şu dönemde. Bunun değerinin mutlaka bilinmesi, ona göre hareket edilmesi gerekiyor.

 

Dünya var oldukça Abhazya Cumhuriyeti de varlığını sürdürecek, dünya uluslar ailesinin onurlu bir üyesi olarak hak ettiği seviyelere ulaşacaktır, yeter ki bizler, kardeşler, yılgınlığa düşmeden mücadeleye devam edelim.

 

"Tanrı tüm dünya uluslarını özgür ve mutlu kılsın, biz Abhazları da unutmasın"

 

Nice yirmibeş yıllara!

 

Sonsuza dek zengin ve mutlu kal Abhazya!

 

Saygı ve sevgilerimle.

Bu yazı 1804 defa okunmuştur.
YAZARIN DİĞER YAZILARI